2 Ağustos 2010 Pazartesi

Çocuklar İçin İngilizce

Future Perfect Yapıları


The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense’lerin her ikisi de aynı yerde kullanılır.


Present Future Perfect Future
X xxxXxxx X

Future Perfect Continuous


Gelecekte belli bir zamanda olacak eylemleri ifade ettiğimizde cümleyi basit Future ile kurarız. Eğer gelecekte belli bir zamanın öncesine vurgu yapılırsa cümle, The Future Perfect Tense veya The Future Perfect Continuous Tense’lerden biri ile kurulur.

Örneğin;

Saat beşte ders başlayacak, Basit Future ile

Beşe kadar ders başlayacak, Future Perfect ile kurulur.

The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense zamanlarının kullanımında dikkati çeken “By” edatı vardır. Bu edat, bir cümlede varsa mutlaka Future Perfect’i işaret eder.

By: ...e kadar
Exceed: aşmak

The population of Turkey will exceed 100 millions in 2010.
(Türkiye’nin nüfusu 2010 yılında 100 milyonu aşacak.)

Bu cümlede, gelecekte belli bir noktada gerçekleşecek olaydan söz edildiği için Basit Future kullanılmıştır.

The population of Turkey will have exceeded 100 millions by 2010.
(Türkiye’nin nüfusu 2010 yılına kadar 100 milyonu aşmış olacak.)

Görüldüğü gibi “By” edatının olması Futre Perfectli yapı ister. Yani bir cümlede “...e kadar” anlamına gelen “by” edatının varlığı Future Perfectli yapı gerektirir. Peki bu cümlede niçin Future Perfect Continuous değil de Future Perfect kullanılmıştır? Future Perfect kullanılmıştır. Çünkü 100 milyona aşma eylemi sürekli olmayıp; bir anda gerçekleşen bir eylemdir. Bu yüzden continuous kullanılmamıştır. Zamanların kullanımında bu şekilde spesifik özelliklerine de dikkat etmek gerekir.

Sınavlarda, The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense’lerle ilgili sorularda bu iki zamanın ikisi de şıklarda verilmez. Çünkü ikisi de aynı yerde kullanılır ve aynı anlama gelir.


By ve Until / Till Arasındaki Kullanım Farkı


By:...e kadar
Until / Till:...e kadar

İkisi de “....e kadar” anlamına gelen bu iki edat arasında çok önemli bir kullanım farkı vardır. Eğer konuşma anı ile gelecekte belirtilen zaman arasında eylem sürekli oluyorsa Until / Till kullanılır. Eğer konuşma anından sonra “...e kadar” ifadesinin geçtiği bir noktada eylem oluyorsa “By” kullanılır ve bu da Future Perfectli yapı gerektirir. Bu açıklamayı zaman çizelgesinde gösterecek olursak;


Present Until / till Future Present by Future
XxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxX X X X
Present Saat 10Present Saat 10

Olayın gerçekleştiği nokta

I will study untill 10 o’clock. (Saat ona kadar çalışacağım)

He will have called us by 10 o’clock. (Saat ona kadar bize telefon edecek.)

Birinci cümlede, zaman çizelgesinde de görüldüğü gibi konuşma anından gelecekte belirtilen zamana kadar çalışma eylemi sürekli yapılacaktır. Burada süreklilik olduğu için “by” artık kullanılamaz; “until” kullanılır.

İkinci cümlede ise, telefon açma eylemi konuşma anından gelecekte belirtilen zamana kadar sürekli değil de bir noktada gerçekleşecektir. Bu kullanım da “by”edatını gerektirir ve “by” kullanımı da Future Perfect’i işaret eder.

Not: Edatların kullanım özelliğinden dolayı “By” cümlenin başına da gelebilir. Normalde edatların asıl yerleri cümle sonlarıdır. Ama kullanım yerleri değişebilir.

Bythe end of next month, we will have completed our study.
(Bu ayın sonuna kadar çalışmamızı tamamlamış olacağız.)

Eğer gelecekte yapılacak bir eylemi, öncesi ile ilişki kurarak aktaracaksak tense olarak Future Perfect kullanırız.

Bythe end of year, I will have been working at D.U. for 15 years.
(Yıl sonuna kadar, Dicle Üniversitesinde 15 yıldır çalışmakta olacağım.)


“For” edatının Farklı Perfect ifadelerindeki Kullanımı


Now, I have been studying for three hours. (The Present Perfect Continuous Tense)
(Şu anda üç saatten beri çalışmaktayım.)

When you phoned, I had been studying for three hours. (The Past Perfect Continuous Tense)(Sen telefon ettiğinde, üç saatten beri çalışmaktaydım.)

By the end of this month, I will have been teaching Engilish for three years. (The Future Perfect Continuous Tense) (Bu ayın sonuna kadar üç yıldır İngilizce öğrenmekte olacağım.)
Not: Sorulan bir soru üzerine “for”un kullanımı yukarıdaki cümleler üzerinde anlatıldı.

Zamanların Kullanımındaki Karışıklıklar


1.) Simple Past – Present PerfectKullanımı: Bu iki zamanın kullanımında Türkçe’nin yapısından kaynaklanan bazı karışıklıklar vardır. Bu karışıklıkları gidermek için zamanların İngilizce’deki tanımından başlayalım.

Simple Past: Geçmişte, belli bir zamanda olmuş, bitmiş olayları aktarır. Yani Simple Past’ı kullanabilmek için kesinlikle zamanın belli olması ve olayın olmuş - bitmiş olması gerekmektedir. Eğer bu iki şart eksik ise, kesinlikle Simple Past kullanılamaz. Bu durumda Simple Past’ın alternatifi olan Present Perfect’e gidilmelidir.

I saw him three days ago. (Onu, üç gün önce gördüm.)

They signed a peace agreement in 1990. (Onlar, 1990 yılında bir barış antlaşması imzaladılar.)

Görüldüğü gibi birinci cümlede “görme” eylemi oluş-bitmiş ve belli bir zamanda (üç gün önce) olmuştur. Bu nedenle Simple Past kullanılmıştır. İkinci örnek için de aynı açıklama geçerlidir.

Eğer olay geçmişte belirsiz bir zamanda olmuşsa ve etkisi konuşma anında da devam ediyorsa artık Simple Past kullanılamaz. Bu durumda Simple Past’ın alternatifi olan Present Perfect’e gidilir.

My family has moved many years before. (Ailem, birkaç yıl önce taşınmış.)

Burada “taşınma” eylemi, hem belirsiz bir zamanda olmuş hem de etkisi konuşma anında devam etmektedir. Bu nedenle Simple Past kullanılmamış; alternatifi olan Present Perfect’e gidilmiştir.

Olayın etkisi durumunu bir örnekle açacak olursak;

I lost my key. (Anahtarımı kaybettim.)

I have lost my key. (Anahtarımı kaybetmişim.)

Birinci cümlede geçmişte olmuş-bitmiş olan “kaybetme” eyleminin etkisi konuşma anında yoktur. Bu nedenle kaybedilen anahtarın bulunduğu anlaşılır. İkinci cümleden ise anahtarın henüz bulunamadığı ve kaybetme eyleminin etkisinin konuşma anında da var olduğu anlaşılır.

Simple Past – Present Perfectkullanımında yukarda anlatılan detaylara dikkat edilmelidir. Ayrıca Present Perfect kullanımında önemli bir husus daha vardır. Eğer verilen bir cümlede bizi Present Perfect’e ***üren bir işaret yoksa (yet, just, for, since vb. gibi) olayın etkisi ve zamanı düşünülerek sonuca varılır.
Present Perfect’li bir cümlede eğer bir zaman dilimi kullanılmışsa (this month, this century, this day vb.) bu zaman diliminin etki alanı devam etmelidir. Zaman dilimleri de genellikle “this” ile başlarlar.

Örneğin, saat öğleden önce on birde kahvaltı yapılmadığı söylenmek istense Simple Past kullanılamaz. Çünkü öğle yemeğine kadar yapılacak bir yeme eylemi kahvaltı olacaktır. Bu nedenle Present Perfect kullanılmalıdır. Eğer öğleden sonra o gün için kahvaltı yapılmadığı söylense artık yapılacak bir yeme eylemi kahvaltı olamayacağından Present Perfect kullanılamaz; kullanılacak zaman Simple Past olmalıdır.

Saat 11.00 Today, I have not had breakfast. (Bu gün kahvaltı yapmamışım.)

Saat 14.00 Today, I did not have breakfast. (Bu gün kahvaltı yapmadım.)

2.) Present Continuous – Present Perfect ContinuousKullanımı

Present Continuous kısa bir zaman dilimi ile sınırlıdır. Olayın sadece şu anı ile ilgilenilir, öncesi ile bir ilişkisi kurulmaz. Present Perfect Continuous’ta ise, olayın öncesine gitmek gerekir.

I’m livingin D. Bakır now. (Şimdi D. Bakır’ da yaşıyorum.)

Bu cümlede sadece olayın şu anı ile ilgileniliyor. Ayrıca kısa bir zaman dilimi vardır. Bu nedenle Present Continuous kullanımı gerektirir.

I have been living in D. Bakır for five years. (Beş yıldır D. Bakır’ da yaşamaktayım.)

Bu cümlede ise sadece olayın şu anı değil öncesi de işin içindedir. Böyle bir ifadede artık Present Continuous kullanılamaz, alternatifi olan Present Perfect Continuous kullanılmalıdır.

She is workingin a bank, now. (at present)

She has been working in a bank since last year. (öncesi ile ilişkili)







Zamanların Kullanımına Bazı Örnekler


I haven’t received the documents yet. (Hala belgeleri almadım.)
Present Perfect

Bu cümlede, “have” var ve fiil üçüncü haldedir. Bu nedenle Present Perfect ile kurulmuş bir cümledir. Bu cümleyi “..........almamışım.” diye Türkçe’ye çevirmek İngilizce açısından daha uygundur. Ama Türkçe’ye uygunluk açısından “.......almadım” diye çevrilir. Bu yüzden İngilizce’den Türkçe’ye çeviri yaparken genel yapıyı ve anlamı bozmamak şartıyla kulağa hoş geldiği şekilde çevirmek gerekir. Bu şekilde cümleyi çevirirken, sanki cümle Simple Past ile kurulmuş gibi algılanır. Gerçekte cümle görüldüğü gibi Present Perfectile kurulmuştur. Bu nedenle yapılan bu açıklama çeviri için geçerlidir. Yani İngilizce’de yukarıdaki cümlede Simple Past kullanılamaz.

To receive: almak, kabul etmek.
To conceive:kavramak, algılamak
Reception:kabul edilen yer (Receive’ın isim halidir. Diğer fiiller de bu şekilde isimleştirilebilirler.)
Conceptkavram
Co, Con, Com(ses uyumuna göre): beraber
Per: ...için, karşısında.
To percive: idrak etmek, algılamak.
De:olumsuzluk katan bir ön ektir.
To decieve:kandırmak, aldatmak.
Deceptive:aldatıcı.

Dikkat edilirse, yukarıdaki kelimelerin hepsi “receive” den türetilmiştir. Dolayısıyla bir kelimenin anlamı bilinirse, türevlerinin de anlamlarını bulunabilir. Öğrenilen bu kelimeleri, türevleri ile birlikte yazarak çalışmak daha verimli olacaktır.

The E.U will be contributing to our economy enormously in the years ahead.
Future Perfect Continuous
(A. B, önümüzdeki yıllarda ekonomimize büyük ölçüde katkıda bulunuyor olacak.)

Yukarıdaki örneğin açıklamasına benzer şekilde cümlemizin zamanını çözümlüyoruz. “will” var, Future; “be” var Continuos; yani Futre Continuous’tur diyoruz.

Enormously: büyük ölçüde, çok.
Ahead:dosdoğru, ileri
To contribute: katkıda bulunmak.
To distribute:dağıtmak.
To attribute:...e atıfta bulunmak, ...e bağlamak.
To retribute:

“Tribu” Latince bir kelime olup; Roma döneminde ortaya çıkmıştır. “Aşiret” anlamındadır. Roma döneminde üç önemli aşiret varmış. “Tribun” ise, aşiret liderinin aşiret bireylerinin etkinliklerini izlerken oturduğu yüksek yer demektir. Statta oturulan yer anlamındaki “tribün” kelimesi buradan gelmektedir.

They had been waiting for three hours when we arrived there.
Past Perfect Continuous Simple Past
(Oraya vardığımızda, onlar üç saatten beri beklemekteydiler.)

Fiil kelimelerinin anlamları bilinmezse de zamanların kullanımına hakim olmak bizi sonuca ***ürebilir. Örneğin bu cümleyi zaman uyumu açısından irdeleyebiliriz. Burada Past Perfect Continuous yerine Past Continuous kullanılamazdı. Çünkü Past Continuous eylemin sonrasına da gider. Halbuki örneğimizde, “biz oraya vardığımızda” bekleme eylemi artık bitmiştir ve eylemin sonrasına gidilmez. Bu yüzden Past Perfect Continuous kullanılmıştır. Bu ifadeyi zaman çizelgesinde gösterecek olursak;

Simple Past Present
xxxxXxxxx X
Past Perfect Continuous
Past Continuous

***** Gramer İçin Kaynaklar:

1.) A. J. Thomson, A.V. Martinet: Kullanışlı İngilizce Dilbilgisi Rehberi.

2.) Betty Schrampfer Azar: Fundamentals Of Englısh Grammar (I, II, III)

The workers will have given up going on strike. (İşçiler, greve gitmekten vaz geçmiş olacaklar.)

Go on strike: greve gitmek

When hearrived at the station, the train had leaft. (O istasyona geldiğinde tren ayrılmıştı.)
S. Past Past Perfect

Not: Temel cümlecik Past Perfect ise, zanan cümleciği Simple Past olmalıdır. Her iki cümlecikte kesinlikle Past Perfect kullanılamaz.

When I arrived home my father was reparing his car.(eve vardığımda babam arabasını tamir ediyordu.) (Bu cümleden, “babamın hala arabayı tamir ettiğini ve benim bu eylemi yaptığını gördüğüm” anlaşılır.)

When I arrivedhome my father had repared his car. (eve vardığımda babam arabasını tamir etmişti.) (Bu cümleden, “babamın arabayı tamir etmiş olduğunu ve benim bu eylemi görmediğim” anlaşılır.)

When I arrived home my father had been reparing his car. (eve vardığımda babam arabasını tamir etmekteydi.) (Bu cümleden, “babamın arabayı, ben eve varmadan kısa bir süre önce tamir etmiş olduğunu ve benim bu eylemi görmediğim” anlaşılır.)

Şu ana kadar birkaç test olduk.

We have had several tests so far.

Şimdiye kadar

So far
By far
Up to now
Until now
Up to the present (time)
Till now
Such far
To date
Hitter to

Hepsi “şimdiye kadar” anlamındadır. Cümlenin akışına göre “şu ana kadar” ifadeleri ile hangi zamanın kullanılacağını kestirebilmek gerekir.

Çocuklar İçin İngilizce Kursları

For and Since

For and Since “.....den beri” anlamına geldiği için konuşma anında geçen olayın öncesi ile ilişkisi kuruluyor. Ayrıca olayın etkisi konuşma anında devam etmektedir. Bu açıklamalar da zaman olarak Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense’leri gerektirir.

We have been waiting for you sincemorning. (Sabahtan beri seni beklemekteyiz.)

I have been smoking for ten years. (10 yıldır sigara içmekteyim)

Birinci cümlede, bekleme eyleminin sadece konuşma anı ile ilgilenilmez. Bekleme eyleminin öncesi ile ilişkisi kurulur ve öncesinin konuşma anına etkisi de belirtilir.
İkinci cümlede, sigara içme eyleminin sadece şu anı ile ilgilenilmez. Konuşma anının on yıl öncesi ile ilişkisi kurulur.

For and Since’in kullanımının karıştırılmaması gerekir. Bunun için şöyle bir ayırım koyabiliriz:

****Zaman ismi varsa: Since
****Zaman miktarı varsa: For kullanılır.

I have smoked for 10 years şeklinde Present Perfect ile de cümleyi kurabiliriz. Çünkü bu iki zaman birbirine eşittir. Bu iki cümlenin anlamı bakımından karışıklık çıkması Türkçe’nin bu iki zaman açısından yetersiz oluşundandır.

Yet

We have not decided yet. (Hala karar vermedik.)

Yet, konuşma anında geçen eylemin öncesi ile ilişkisini kuruyor. Bu yüzden “yet” görüldüğü yerde Present Perfect Tense düşünülür. Burada karar vermeme öncesinden başlamış, hala karar verilmemiş ve her an karar verilip eylem sonuçlandırılabilir. (Yet olumsuz cümlelerde kullanılır.)


Just


He has justgone out. (Henüz dışarı çıktı.)

Bu cümleden eylemin çok kısa bir süre önce gerçekleştiğini anlıyoruz. Yani dışarı çıkanın merdivenlerde olabileceği, çok uzakta olmadığını anlıyoruz. Bu anlamı katan “just”tır ve bu yüzden Simple Past değil de Present perfect kullanıyoruz. Eğer çok yeni olmayan olaylar aktarılırsa o zaman “just” kullanılmaz.

Already


They have already given up the project. (Onlar projeden vazgeçmişler bile.)

Geçmişte olay belirsiz bir zamanda olduğu için Present perfect kullanılır.

Recently = Lately


I have not met him recently. (Son zamanlarda onunla karşılaşmadım.)

Burada bizi perfecte ***üren “Recently”dir. Çünkü şu anda konuşulan eylemin öncesi ile ilişkisini “Recently” kuruyor ve olayın etkisinin hala devam ettiğini anlıyoruz.

Ayrıca bir zarf olan “Recently” den “ly” eki atılırsa, bir sıfat olan “recent” elde edilir. Bu sıfatın isimler önünde kullanılması ile elde edilen sözcük de Present Perfect gerektirir. Örnekleyecek olursak;

In recent years, enflation has been falling down. (Son yıllarda enflasyon düşüyor.)
Ever x Never

Have you ever seen such a novel. No, I have never seen such a novel.
(Hayatında böyle bir roman gördün mü? Hayır, Hayatımda böyle bir roman görmedim.)

Ever and never Present Perfect gerektirir. Çünkü konuşma anında geçen eylemin öncesi ile ilişkisini kuruyor.


*****Over*****


Boyunca, ....de, ....da anlamına gelen “Over”ın iki kullanımı vardır.

1.) Çoğul bir zaman sözcüğünün veya bir etkinliğin önünde ise: Eğer “over” bu
konumu ile kullanılırsa, zaman olarak Present Perfect gerektirir.

Over the past few years, Scientist have developed a new cure.
(Son birkaç yılda bilim adamları yeni bir tedavi geliştirdiler.)

Burada “over” çoğul bir zaman önünde kullanılmıştır. Bu yüzden zaman olarak Present Perfect kullanılmıştır. Mantığı da şudur: Geliştirilen tedavi bir noktada olup bitmiş değildir ve etkisi sürmektedir.

2.) Tekil bir zaman sözcüğünün veya bir etkinliğin önünde ise: Eğer “over” bu
konumu ile kullanılırsa, zaman olarak Simple Past gerektirir.

Over the past month, the prices increased by 10 %. (Geçen ayda fiyatlar %10 arttı.)

Burada “over” tekil bir zaman önünde kullanılmıştır. Bu yüzden zaman olarak Simple Past gerektirir. Çünkü olay olup bitmiştir.

Başka örnekler verecek olursak;

Over the last meeting, the chairman explainedeverything(Geçen toplantıda başkan her şeyi açıkladı)

Overthe last meetings, the chairman has explained everything.


“Over”ın Diğer Kullanımı


Daha önce de değinildiği gibi “over” ın ...de, ...da anlamına gelen kullanımı da vardır. Peki bunun, aynı anlama gelen “in”, “at” gibi sözcüklerden farkı nedir? “Over”da gizli bir “boyunca” anlamı vardır. Bu yüzden kullanılacak cümlede bir süreğenlik varsa “over”; bir noktada olup bitmişse diğerleri kullanılır.

Örneğin;
Derste söz aldı: “at” kullanılır. (Bir noktada olup bittiği için.)
Derste uyudu: “over” kullanılır. (Bir devamlılık gösterdiği için.)


Simple Present vs Present Continuous


Simple Present, Türkçe’deki Geniş Zamana karşılık gelir. Geçmişte, şu an ve gelecekte olabilecek eylemler, alışkanlık haline gelmiş olan eylemler İngilizce’de bu tense ile ifade edilir.

Present Continuous ise, içinde bulunan anda yapılan, kontrolümüz altındaki eylemleri ifade etmede kullanılır. Her eylemin kontrolü elimizde olmayabilir. Duyu eylemleri gibi.

Believe in:İnanmak
Dare: cesaret etmek
Detest = Loathe: iğrenmek
See: görmek
See off:uğurlamak

I am believing in God diyemeyiz. Ancak, I believe in God diyebiliriz. Çünkü Allah’a inanmak, kontrolümüz altında olan ve istesek hemen inanmayacağımız bir durum değildir.

I am loving my country diyemeyiz. Ancak, I love my countrydiyebiliriz.

Bütün “Linking Verbs”lerin Continuous formları yoktur. Ancak bu fiiller eğer duyu eylemi anlamında bir anlama sahip değiller ise continuous formda kullanılabilirler. Örneğin; “See”, görmek anlamında continuous formda kullanılamaz. Yani, I am seeing diyemeyiz. Ama “See off” uğurlamak demektir ve continuous formda kullanılabilir. Çünkü “uğurlamak” eylemi, kontrolü elimizde olan bir eylemdir. I am seeing off my friend gibi.

Her continuous formu olmayan fiiller için alternatif simple zamanı kullanılır.

Present Continuousiçin Simple Continuous

Past Continuous için Simple Past

Perfect Continuousiçin Present Perfect alternatif olarak kullanılır.

4 Temmuz 2010 Pazar

Countables and Uncountables

Countables and Uncountables

Yazıcı uyumlu Countable and uncountable nouns
Sayılabilen ve sayılamayan isimler

Countable nouns in the singular take the article a or an and can be plural.
Sayılabilen isimlerin tekilleri 'a','an' tanımlayıcılarından birisini alır ve çoğul olabilir.
For example:
Örneğin:

I bought an apple.
Bir elma satın aldım.
I bought some apples.
Birkaç elma satın aldım.
Countable nouns
Sayılabilen isimler
Noun
İsim
Dog
Köpek
Apple
Elma
Car
Araba
Umbrella
Şemsiye
Bardak
Countable
Sayılabilir
A dog.
Bir köpek. You can count dogs.
Köpekleri saya-bilirsiniz.
An apple.
Bir elma. You can count apples.
Elmaları saya-bilirsiniz.
A car.
Bir araba. You can count cars.
Arabaları saya-bilirsiniz.
An umbrella.
Bir şemsiye. You can count umbrellas.
Şemsiyeleri saya-bilirsiniz.
A glass.
Bir bardak. You can count glasses.
Bardakları saya-bilirsiniz.
Question
Soru
How many dogs are there? Kaç köpek var? How many apples are there? Kaç elma var? How many cars are there?. Kaç araba var? How many umbrellas are there? Kaç şemsiye var? How many glasses are there? Kaç bardak var?
Answer
Cevap
There's one dog.
Bir köpek var.
There are two apples.
İki elma var.
There are three cars.
Üç araba var.
There are four umbrellas.
Dört şemsiye var.
There are five glasses.
Beş bardak var.
Uncountable nouns do not take an article and do not have a plural form.
Sayılamayan isimler tanımlayıcı almazlar ve çoğul şekilleri yoktur.
Examples
Örnekler

I bought sugar.
Şeker satın aldım.
I bought some sugar.
Biraz şeker satın aldım.
Uncountable nouns
Sayılamayan İsimler
Noun
İsim
Sugar
Şeker
Jewellery
Mücevher
Cheese
Peynir
Uncountable
Sayılamaz
You can't count sugar. Şekeri sayamazsınız. You can't count jewellery. Mücevheratı sayamazsınız. You can't count cheese. Peyniri sayamazsınız.
Question
Soru
How much sugar is in the bowl? Kasede ne kadar şeker var? How much jewellery is there? Ne kadar mücevherat var? How much cheese is there? Ne kadar peynir var?
Answer
Cevap
There is some sugar in the bowl. Kasenin içinde bir miktar şeker var. There is some jewellery. Bir miktar mücevherat var. There is some cheese. Bir miktar peynir var.
Uncountable nouns
Sayılamayan İsimler
Noun
İsim
Wine
Şarap
Furniture
Mobilya
Money
Para
Uncountable
Sayılamaz
You can't count wine. Şarabı sayamazsınız. You can't count furniture. Mobilyayı sayamazsınız. You can't count money. Parayı sayamazsınız.
Question
Soru
How much sugar is there in the bottle? Şişede ne kadar şarap var? How much furniture is there? Ne kadar mobilya var? How much money is in the bag? Çantada ne kadar para var?
Answer
Cevap
There is some wine in the bottle. Şişede bir miktar şarap var. There is some furniture. Bir miktar mobilya var. There is some money in the bag. Çantada bir miktar para var.
Making uncountable nouns countable
Sayılamayan isimleri sayılabilir yapma

By using expressions like "a bowl of", "a piece of" before uncountable names, uncountable names can be made countable.
Sayılamayan isimlerden önce "a bowl of" (bir kase) , "a piece of" (bir parça) gibi ifadeler getirilerek sayılamayan isimler sayılabilir yapılır.

Making uncountable nouns countable
Sayılamayan isimleri sayılabilir yapma
Uncountable Noun
Sayılamayan İsim
Sugar
Şeker
Jewellery
Mücevherat
Cheese
Peynir
Uncountable Question
Sayılamayan soru cümlesi
How much sugar is there? Ne kadar şeker var? How much jewellery is there? Ne kadar mücevherat var? How much cheese is there? Ne kadar peynir var?
Answer
Cevap
There's a lot of sugar. Çok şeker var. There's some jewellery. Bir miktar mücevherat var. There's a lot of cheese. Çok peynir var.
Add a word
Bir kelime ekleyin
Bowl
kase
Piece
parça
Round
daire
Make it Countable
Sayılabilir yapma
A bowl of sugar.
Bir kase şeker.
A piece of jewellery.
Bir parça mücevherat.
A round of cheese.
Bir daire peynir.
Countable Question
Sayılabilir soru cümlesi
How many bowls of sugar are there?
Kaç kase şeker var?
How many pieces of jewellery are there?
Kaç parça mücevherat var?
How many rounds of cheese are there?
Kaç daire peynir var?
Answer
Cevap
There's one bowl of sugar.
Bir kase şeker var.
There are two pieces of jewellery.
İki parça mücevherat var.
There are three rounds of cheese.
Üç daire peynir var.
Making uncountable nouns countable
Sayılamayan isimleri sayılabilir yapma
Uncountable Noun
Sayılamayan İsim
Wine
Şarap
Furniture
Mobilya
Money
Para
Uncountable Question
Sayılamayan soru cümlesi
How much wine is there? Ne kadar şarap var? How much furniture is there? Ne kadar mobilya var? How much money is there? Ne kadar para var?
Answer
Cevap
There's some wine. Bir miktar şarap var. There's some furniture. Bir miktar mobilya var. There's a lot of money. Bir miktar para var.
Add a word
Bir kelime ekleyin
Bottle
şişe
Piece
parça
Bag
çanta
Make it Countable
Sayılabilir yapma
A bottle of wine.
Bir şişe şarap.
A piece of furniture.
Bir parça mobilya.
A bag of money.
Bir çanta para.
Countable Question
Sayılabilir soru cümlesi
How many bottles of wine are there?
Kaç parça şişe var?
How many pieces of furniture are there?
Kaç parça mobilya var?
How many bags of money are there?
Kaç çanta para var?
Answer
Cevap
There's one bottle of wine.
Bir şişe şarap var.
There are two pieces of furniture.
İki parça mobilya var.
There are four bags of money.
Dört çanta para var.
Bag
çanta
A bag of money.
Bir çanta para.
Barrel
Fıçı
A barrel of beer.
Bir fıçı bira.
Bottle
Şişe
A bottle of wine.
Bir şişe şarap.
Bowl
Kase
A bowl of sugar.
Bir kase şeker.
Box
Kutu
A box of cereal.
Bir kutu tahıl.
Bucket
Kova
A bucket of water.
/Bir kova su.
Can
Kutu
A can of Coke.
Bir kutu kola.
Carton
Kutu
A carton of milk.
Bir kutu süt.
Cup
Fincan
A cup of coffee.
Bir fincan kahve.
Glass
Bardak
A glass of water.
Bir bardak su.
Jar
Kavanoz
A jar of honey.
Bir kavanoz bal.
Packet
Paket
A packet of butter.
Bir paket tereyağı.
saucepan
Kulplu tencere
A saucepan of rice.
Bir tencere pilav.
Spoon
Kaşık
A spoonful of sugar.
Bir kaşık şeker.
Tank
Depo
A tank of petrol.
Bir depo benzin.
Tin
Teneke
A tin of custard.
Bir teneke muhallebi.
Tub
Tekne
A tub of margarine.
Bir tekne margarin.
Tube
Tüp
A tube of toothpaste.
Bir tüp diş macunu.
You can measure uncountable nouns to make them countable:
İsimlerden önce ölçü birimi de kullanarak sayılamayan isimler sayılabilir yapılabilir.
Litre
litre
3 litres of water.
3 litre su.
Pint
Pint(galonun sekizde biri)
A pint of beer.
Bir pint bira.
pound / ounce / kilo etc...
libre / ons / kilo vs.
You can also measure uncountable nouns in different ways
Sayılamayan isimleri değişik yollarla da ölçebilirsiniz
Ball
Top
A ball of wool.
Bir top yün.
Bar
Kalıp
A bar of soap.
Bir kalıp sabun.
Piece
parça
A piece of cake.
Bir parça pasta.
Pinch
tutam
A pinch of salt.
Bir tutam tuz.

Present Perfect Tense

Present Perfect Tense

Yazıcı uyumlu
Present Perfect Forms
Biçimleri
I Have V3

(worked, studied)
He / She / It Has
We / You / They Have
When do we use present perfect tense?
Hangi durumlarda kullanırız?

Present perfect tense is used in following situations:

Aşağıdaki durumlarda kullanılır:
  • Experience
    Deneyim
  • Change Over Time
    Zaman içinde değişim
  • Accomplishments
    Başarıyla tamamlanan şeyler
  • An Uncompleted Action You Are Expecting
    Bitmesi beklenilen, henüz bitmemiş bir eylem
  • Multiple Actions at Different Times Now
    Değişik zamanlarda birçok eylem
  • Duration From Past Until Now
    Geçmişten şu ana kadar olan bir süreç
Use 1 - Unspecified Time Before Now
Kullanım 1 - Şu andan, şimdiden önce, belirli olmayan bir zaman

We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. The exact time is not important. You CANNOT use the Present Perfect with time expressions such as "yesterday," "one year ago," "last week," "when I was a child," "when I lived in Japan," "at that moment," "that day" or "one day." We CAN use the Present Perfect with expressions like "ever," "never," "once," "many times," "several times," "before," "so far," "already" and "yet."
"Present Perfect" bir eylemin şu andan önce, belirli olmayan bir zamanda gerçekleştiğini anlatır. Tam zaman önemli değildir. "Present Perfect" "dün", "bir yıl önce", "geçen hafta", "ben çocukken", "ben Japonya'da yaşarken", "o anda", "o gün" ya da "bir gün" gibi ifadelerle birlikte KULLANILMAZ. "Present Perfect", "herhangi bir zamanda", "asla", "bir kere", "pekçok kere", "defalarca", "önce", "şu ana kadar", "henüz" ve "şimdiye kadar" gibi ifadelerle birlikte kullanılabilir.
Examples:
Örnekler:

Örneklerde kesin zamanın verilmediğine dikkat ediniz.
I have seen that movie twenty times.
O filmi 20 kere seyrettim.
I think I have met him once before.
Sanırım onunla daha önce bir kere karşılaştım.
There have been many earthquakes in California.
Kaliforniya'da pekçok deprem oldu.
Has there ever been a war in the United States?
ABD'de herhangi bir zamanda bir savaş oldu mu?
Yes, there has been a war in the United States.
Evet, ABD'de bir savaş oldu.
People have traveled to the moon.
İnsanlar aya yolculuk yaptılar.
The concept of "unspecified time" can be very confusing to English learners. It is best to associate Present Perfect with the following topics:
"Belirli olmayan zaman" kavramı İngilizce öğrenenlere çok karmaşık gelebilir. Kavramı anlatmanın en güzel yolu, "Present Perfect" ile aşağıdaki başlıkları ilişkilendirmektir.
Topic 1 - Experience
Başlık 1 - Deneyim

You can use the Present Perfect to describe your experience. It is like saying, "I have the experience of..." You can also use this tense to say that you have never had a certain experience. The Present Perfect is NOT used to describe a specific event.
Deneyimlerinizi aktarırken "Present Perfect" kullabilirsiniz. Bu "... deneyimine sahibim" demek gibi olacaktır. Bu şekilde, belli bir deneyimi hiç yaşamadığınızı da anlatabilirsiniz. "Present Perfect", belirli bir olayı anlatmak için kullanılmaz.
Examples:
Örnekler:

I have been to France.
(This sentence means that you have the experience of being to France. Maybe you have been once, or several times.)
(Bu cümle Fransa'da bulunma deneyimini yaşadığınızı ifade eder. Fransa'da belki bir kere, belki birden fazla kere bulundunuz).
Fransa'da bulundum.
I have been to France three times.
(You can add the number of times at the end of the sentence.)
Fransa'da 3 defa bulundum (cümlenin sonuna kaç kere olduğunu ekleyebilirsiniz).
I have never been to France.
(This sentence means that you have not had the experience of going to France.)
Fransa'da hiç bulunmadım.
(Bu cümle Fransa'da bulunma deneyimini hiç yaşamadığınızı ifade eder."
I think I have seen that movie before.
Sanırım o filmi daha önce gördüm.
He has never traveled by train.
Trenle hiç yolculuk yapmadı.
Joan has studied two foreign languages.
Joan iki yabancı dil eğitimi görmüş.
Have you ever met him?
Onunla hiç karşılaştın mı?
No, I have not met him.
Hayır onunla hiç karşılaşmadım
Topic 2 - Change Over Time
Başlık 2 - Zaman içinde değişim

We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time.
"Present Perfect" bir süreç boyunca ortaya çıkan değişiklikleri ifade etmek için kullanılır.

Examples:
Örnekler:

You have grown since the last time I saw you.
Seni son gördüğümden beri büyümüşsün.
The government has become more interested in arts education.
Hükümet sanat eğitimine daha çok ilgi duymaya başladı (mış).
Japanese has become one of the most popular courses at the university since the Asian studies program was established.
Asya çalışmaları programı oluşturulduğundan beri, Japonca üniversitedeki en gözde ders oldu (haline geldi).
My English has really improved since I moved to Australia.
Avustralya'ya taşındığımdan beri İngilizcem gerçekten iyileşti.
Topic 3 - Accomplishments
Başlık 3 - Başarıyla tamamlanan şeyler

We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity. You cannot mention a specific time.
"Present Perfect" bireylerin ve insanların başardıkları şeyleri anlatmak için kullanılabilir, ancak belirli bir zaman verilemez.
Examples:
Örnekler:

Man has walked on the moon.
İnsanoğlu ayda yürüdü.
Our son has learned how to read.
Oğlumuz okumayı öğrendi.
Doctors have cured many deadly diseases.
Doktorlar pek çok ölümcül hastalığı iyileştirdiler.
Scientists have split the atom.
Bilim adamları atomu parçaladılar.
Topic 4 - An Uncompleted Action You Are Expecting
Başlık 4 - Bitmesi beklenilen, henüz bitmemiş bir eylem

We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.
"Present Perfect" bizim olmasını beklediğimiz bir eylemin henüz gerçekleşmediğini ifade etmek için kullanılır. "Present Perfect" kullanmamız, bizim hala o eylemi beklediğimizi gösterir.
Örnekler:
Examples:

James has not finished his homework yet.
James henüz ödevini bitirmedi (bu cümlenin tam anlamı şöyledir: James şu sıralar ödeviyle uğraşıyor, yakın bir zamanda bitirecek, ama henüz bitmedi.)
Susan hasn't mastered Japanese, but she can communicate.
Japonca'ya tam olarak hakim değil ama iletişim kurabiliyor.
Bill has still not arrived.
Bill hala gelmedi.
The rain hasn't stopped.
Yağmur durmadı.
Topic 5 - Multiple Actions at Different Times
Başlık 5 - Değişik Zamanlarda Pek Çok Eylem

We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occured in the past at different times. Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible.
"Present Perfect" aynı zamanda, geçmişte değişik zamanlarda gerçekleşmiş farklı olayları anlatmak için de kullanılır. Bu şekilde kullanıldığında, bu eylemlerin gerçekleştiği sürecin bitmediğini ve yeni eylemlerin de olabileceğini ifade eder.
Örnekler:
Examples:

The army has attacked that city five times.
Ordu o şehre beş kere saldırdı (ve bu saldırılar sürebilir, ya da bu saldırılarla ilgili başka yeni gelişmeler olabilir, süreç henüz tamamlanmamış).
I have had four quizes and five tests so far this semester.
Bu dönem şu ana kadar 4 küçük sınav ve 5 test oldum (şu ana kadar bunları oldum, bundan sonra da sınavlar devam edecek, süreç devam ediyor).
We have had many major problems while working on this project.
Bu proje üstünde çalışırken pek çok büyük sorun yaşadık (proje hala devam ediyor, süreç tamamlanmadı).
She has talked to several specialists about her problem, but nobody knows why she is sick.
Sorunuyla ilgili birkaç uzmanla görüştü fakat hiç kimse neden hasta olduğunu bilmiyor.
Important
Önemli

When we use the Present Perfect it means that something happened at some point in our lives before now. Remember, the exact time the action happened is not important.
"Present Perfect" kullandığımızda, yaşantımızda şu andan önce bir şeyin gerçekleştiğini anlatırız. Unutmayın, eylemin gerçekleştiği tam zaman önemli değildir.
Sometimes we want to limit the time we are looking in for an experience. Expressions such as "in the last week," "in the last year," "this week," "this month," "so far" and "up to now" can be used to narrow the time we are looking in for an experience.
Bir deneyimle ilgili bilgi aktarırken, bazen zamanı kısıtlamak isteriz. "Geçen hafta içerisinde", "geçen yıl içerisinde", "bu hafta", "bu ay" ve "şu ana kadar" bir deneyimle ilgili bilgi aktarırken zamanı kısıtlamamıza yardımcı olur.
Examples:
Örnekler:

Have you been to Mexico in the last year?
Son bir yıl içerisinde Meksika'da bulundun mu?
I have seen that movie six times in the last month.
Geçtiğimiz ay içerisinde o filmi altı kez seyrettim.
They have had three tests in the last week.
Geçtiğimiz hafta içerisinde üç test oldular.
She graduated from university three years ago. She has worked for three different companies so far.
Üniversiteden üç sene önce mezun oldu. Şu ana kadar üç farklı şirkette çalıştı.
This week my car has broken down three times.
Bu hafta arabam üç kere bozuldu.
Notice
Dikkat

"Last year" and "in the last year" are very different in meaning. "Last year" means the year before now. "In the last year" means from 365 days ago until now.
"Last year" (geçen yıl) ve "in the last year" (son bir yıl içerisinde) çok farklı anlamlara gelir. "Geçen yıl", içinde bulunduğumuz yıldan bir önceki yılı belirtir (Haziran 2004'te yapılan bir konuşmada, 2003 yılını belirtir), "son bir yıl içerisinde" ise içinde bulunduğumuz günden önceki 365 günü ifade eder (Haziran 2004'te yapılan bir konuşmada, bir önceki yılın Haziran'ından o güne kadar olan 365 gün = 1 yıllık süreyi ifade eder.)
Examples:
Örnekler:

I went to Mexico last year.
Meksika'ya geçen sene gittim (2004 yılında).
I have been to Mexico in the last year.
Son bir yıl içerisinde Meksika'da bulundum (bugünden 365 gün öncesi ile bugün arası bir tarihte Meksika'daydım).
Use 2 - Duration From Past Until Now
Kullanım 2 - Geçmişten şu ana kadar olan bir süreç

We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now. "For five minutes," "for two weeks" and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect.
"Present Perfect" bir eylemin geçmişte başladığını ve şu ana kadar sürdüğünü anlatmak için kullanırız. "Beş dakikalığına", "iki haftalığına" ve "Salı'dan beri" "Present Perfect" ile kullanılabilecek kalıplara örnektir.
Examples:
Örnekler:

I have had a cold for two weeks.
İki haftadır soğuk algınlığım var (iki hafta önce başladı, hala da devam ediyor.)
She has been in England for six months.
Altı aydır İngiltere'de (hala da orda).
Mary has loved chocolate since she was a little girl.
Mary küçüklüğünden (küçük bir kız olduğu günlerden) beri çikolatayı sever.
Forming interrogative sentences in present perfect
"Present perfect" için soru cümlesi oluşturma

To form an interrogative sentence in present perfect tense, have / has auxiliary verb is put before subject.
Present perfect tense te soru cümlesi yapmak için, öznenin önüne have/has yardımcı fiili getirilir.
I have never met him.
Onunla hiç karşılaşmadım.
Have you ever met him?
Onunla hiç karşılaştın mı?
I've done my homework.
Ödevimi yaptım.
Have you done your homework?
Ödevini yaptın mı?

Past Perfect Tense

Past Perfect Tense

Yazıcı uyumlu
Past perfect forms:
-miş'li geçmiş zaman biçimleri:
I Had V3

(worked, studied)
He / She / It
We / You / They
When do we use past perfect tense?
-miş'li geçmiş zaman biçimlerini hangi durumlarda kullanırız?

Past perfect tense is used in following situations:
-miş'li geçmiş zaman aşağıdaki durumlarda kullanılır.
  • Completed Action Before Something in Past
    Geçmişte bir başka şeyden önce tamamlanmış eylemler için
  • Duration Before Something in the Past
    Geçmişteki bir şeyden önceki bir zaman süreci için
Use 1 - Completed Action Before Something in Past
Kullanım 1 - Geçmişte bir başka şeyden önce tamamlanmış eylemler için

The Past Perfect expresses the idea that something occurred before another action in the past. It can also show that something happened before a specific time in the past. In other words, past perfect tense indicates the first of the two actions.
-miş'li geçmiş zaman geçmişte bir eylemin bir diğerinden daha önce gerçekleştiğini ifade eder. Aynı zamanda, geçmişte bir olayın belirli bir zamandan önce gerçekleştiğini de ifade edebilir. Başka bir deyişle, -miş'li geçmiş zaman, iki eylemden, önce gerçekleşeni ifade eder.
Examples:
Örnekler:

I had never seen such a beautiful beach before I went to Kauai.
Kauai'ye gitmeden önce böyle güzel bir plaj görmemiştim.
Had you ever visited the U.S. before your trip in 1992?
1992'deki gezinizden önce ABD'yi hiç ziyaret etmiş miydiniz?
Yes, I had been to the U.S. once before in 1988.
Evet, ABD'de bir kere, 1988'de, bulunmuştum.
When I woke up this morning, my roommate had left already.
Bu sabah kalktığımda oda arkadaşım odadan ayrılmıştı.
Before I arrived at the theater, the movie had already begun.
Ben salona girmeden film başlamıştı.
Use 2 - Duration Before Something in the Past
Kullanım 2 - Geçmişteki bir şeyden önceki bir zaman süreci için

We use the Past Perfect to show that something started in the past and continued up until another action in the past.
-miş'li geçmiş zamanı, bir eylemin geçmişte başladığını ve geçmişte bir başka eyleme kadar sürdüğünü anlatmak için kullanırız.
Examples:
Örnekler:

They had driveR that car for ten years before it broke down.
Bozulmadan önce o arabayı 10 yıl kullanmışlar.
By the time Alex finished his studies, he had been in London for over eight years.
Alex çalışmalarını bitirdiğinde, İngiltere'ye geleli 8 seneden fazla olmuş.
Important: Specific Times with the Past Perfect
Önemli: -miş'li geçmiş zamanla ilgili belirli zamanlar

It is possible to use specific time words or phrases with the Past Perfect. Although this is possible, it is usually not necessary.
-miş'li geçmiş zamanla birlikte belirli zaman kelime ve öbekleri kullanmak mümkündür. Ancak mümkün olmakla birlikte, genellikle gerekli değildir.
Example:
Örnek:

She had visited her Japanese relatives once in 1993 before she moved in with them in 1996.
Japonya'daki akrabalarının yanına 1996'da taşınmadan önce, 1993'te onları bir kez ziyaret etmişti.
If the Past Perfect action did occur at a specific time, the Simple Past can be used instead of the Past Perfect when before or after is used in the sentence. The words before and after actually tell you what happens first so the Past Perfect is optional. Both sentences below are correct.
-miş'li geçmiş zamanla kullanılan eylem eğer belirli bir zamanda gerçekleşmişse, "before (önce)" ve "after (sonra)" kullanılmak yoluyla -miş'li geçmiş zaman yerine basit geçmiş zaman kullanılabilir. "Önce" ve "sonra", hangi eylemin önce hangisinin sonra olduğunu ortaya koyduğu için -miş'li geçmiş zaman kullanıp kullanmamak anlam açısından bir şey değiştirmez. Aşağıdaki her iki cümlede doğrudur.
Example:
Örnek:

She had visited her Japanese relatives once in 1993 before she moved in with them in 1996.
She visited her Japanese relatives once in 1993 before she moved in with them in 1996.
Japonya'daki akrabalarının yanına 1996'da taşınmadan önce, 1993'te onları bir kez ziyaret etmişti.
However
Bununla birlikte

If the Past Perfect action did not happen at a specific time, Past Perfect MUST be used at all times. Compare the two sentences below.
Eğer sözkonusu eylem geçmişte belirli bir zamanda gerçekleşmediyse -miş'li geçmiş zaman MUTLAKA kullanılmalıdır. Aşağıdaki iki cümleyi karşılaştırınız.
Example:
Örnek:

She had never seen a bear before she moved to Alaska. Correct
Alaska'ya taşınmadan önce hiç ayı görmemişti.
She never saw a bear before she moved to Alaska. Not Correct
Forming interrogative sentences in past perfect
-miş'li için soru cümlesi oluşturma

To form an interrogative sentence in past perfect tense, had auxiliary verb is put before subject.
-miş'li geçmiş zamanda soru cümlesi yapmak için, öznenin önüne had yardımcı fiili getirilir.
I had seen him.
Onu görmüştüm.
Had you seen him?
Onu görmüş müydün?
I had eaten my breakfast.
Kahvaltı etmiştim.
Had you eaten your breakfast?
Kahvaltını etmiş miydin?

Am/Is/Are

Am/Is/Are

Yazıcı uyumluTo be is the most common verb in the English language. It can be used as an auxiliary or a main verb.
To be" İngilizcede en çok kullanılan fiildir."To be" fiili İngilizcede hem asıl fiil hem de yardımcı fiil olarak kullanılır.
Present form uses
Present tense için kullanımı

Am/Is/Are
Question?
Soru
Positive Statement +
Olumlu ifade +
Negative Statement -
Olumsuz ifade -
Singular
Tekil
Written form or spoken for emphasis Yazı dilindeki hali ya da vurgu için konuşma dilindeki hali Contracted Form (spoken) Kısaltılmış hali (konuşma dili) Written Form or spoken for emphasis Yazı dilindeki hali ya da vurgu için konuşma dilindeki hali Contracted Form (spoken)
Kısaltılmış hali (konuşma dili)
Am I? I am I'm I'm I am not
Is he?
Is she?
Is it?
He is
She is
It is
He's
She's
It's
He is not
She is not
It is not
He isn't
She isn't
It'isn't
or He's not
She's not
It's not
Plural
Çoğul
Are we? We are We're We are not We aren't
or
We're not
Are you? You are You're You are not You aren't
or
You're are not
Are they? They are They're They are not They aren't
or
They're not
Examples
Örnekler

The verbs am / is / are are used with
Am / is / are fiilleri şunlarla kullanılır
  Am/Are Is
a noun group
bir isim grubu
Are you an English teacher?
İngilizce öğretmeni misiniz?
Mr Brown is an English teacher.
Mr Brown bir İngilizce öğretmenidir.
an adjective
bir sıfat
I'm tired.
Yorgunum
She's English.
O ingilizdir.
an expression of place or time
yer ya da zaman belirten bir ifade ile
They're at home.
Onlar evdeler.
It's nine o'clock.
Saat dokuz.
an expression of age
bir yaş ifadesi ile
I'm 44.
Ben 44 yaşındayım.
He's two years old.
O iki yaşında.
the form of the present continuous tense
present continuous biçimi olarak
We're learning English.
Biz İngilizce öğreniyoruz.
She's teaching English.
O İngilizce öğretiyor.
  Am/Are Is
Question - ?
Soru - ?
"Am I disturbing you?"
"Seni rahatsız ediyor muyum?"
"Is this your coat?"
"Bu senin montun mu?"
Positive Answer + Yes
Olumlu cevap + Evet
"Yes you are. We're very busy."
"Evet ediyorsun. Çok meşgulüz."
"Yes, it is"
"Evet öyle."
Negative Answer - No
Olumsuz cevap - Hayır
"No you're not. We aren't very busy."
"Hayır etmiyorsun. Çok meşgul değiliz."
No, It isn't
Hayır, Değil
"What's this?"
"Bu nedir?"
"It's an apple."
"Bu bir elma."
"And this?"
"Ya bu?"
"It's a pear."
"Bu bir armut."
"And what's this?"
"Ya bu nedir?"
"It's a car."
"Bu bir araba."
"And what are these?"
"Ya bunlar nedir?"
"They're biscuits."
"Bunlar bisküvi."
"And these?"
"Ya bunlar?
"They're eggs."
"Bunlar yumurta."
"Who's this?"
"Bu kim?"
"It's Mr. X"
"Bu Bay X."
Past Tense Use
Past tense için kullanımı

Was / were
Question?
Soru
Positive Statement +
Olumlu ifade +
Negative Statement -
Olumsuz ifade -
Singular
Tekil
Written form or spoken for emphasis
Yazı dilindeki hali ya da vurgu için konuşma dilindeki hali
Contracted Form (spoken) Kısaltılmış hali (konuşma dili) Written Form or spoken for emphasis Yazı dilindeki hali ya da vurgu için konuşma dilindeki hali Contracted Form (spoken)
Kısaltılmış hali (konuşma dili)
Was I? I was I was I was not I wasn't
Were you? You were You were You were not You weren't
Was he? He was He was He was not He wasn't
Was she? She was She was She was not She wasn't
Was it? It was It was It was not It wasn't
Plural
Çoğul
Were we? We were We were We were not We weren't
Were you? You were You were You were not You weren't
Were they? They were They were They were not They weren't
Examples
Örnekler

The verbs was /were are used with
Was / were fiilleri şunlarla kullanılır
a noun group
bir isim grubu
Were you an English teacher?
İngilizce öğretmeni miydiniz?
Mr Brown was an English teacher.
Mr Brown bir İngilizce öğretmeniydi.
an adjective
bir sıfat
I was tired.
Yorgundum
She was English.
O ingilizdi.
an expression of place or time
yer ya da zaman belirten bir ifade ile
They were at home.
Onlar evdeydiler.
It was nine o'clock.
Saat dokuzdu.
an expression of age
bir yaş ifadesi ile
I was 44.
Ben 44 yaşındaydım.
He was two years old.
O iki yaşındaydı.
the form of the present continuous tense
present continuous biçimi olarak
We were learning English.
Biz İngilizce öğreniyorduk.
She was teaching English.
O İngilizce öğretiyordu.
  Am/Are Is
Question - ?
Soru - ?
"was I disturbing you?"
"Seni rahatsız ediyor muydum?"
"was this your coat?"
"Bu senin montun muydu?"
Positive Answer + Yes
Olumlu cevap + Evet
"Yes you were. We were very busy."
"Evet ediyordun. Çok meşguldük."
"Yes, it was"
"Evet öyleydi."
Negative Answer - No
Olumsuz cevap - Hayır
"No you were not. We weren't very busy."
"Hayır etmiyordun. Çok meşgul değildik."
No, It wasn't
Hayır, değildi.
Examples:
Örnekler:

He was a student at the high school.
Lisede bir öğrenciydi.
They were workers.
Onlar işçilerdi.
You weren't / were not a teacher.
Sen bir öğretmen değildin.
She was very beatiful.
O çok güzeldi.
Ahmet was very successful at the university.
Ahmet üniversitede çok başarılıydı.
In interrogative sentences, was / were is put before subject.
Soru cümlelerinde ise was, were özneden önce gelir.
Examples:
Örnekler:

Was Sinem a doctor?
Sinem doktor muydu?
Were Mehmet and Selim partners?
Mehmet ve Selim ortak mıydılar?
Were you sick?
Hasta mıydın?
Was she clever?
Zeki miydi?

Articles

Articles

Yazıcı uyumluThere are only three articles in English: a, an and the.
İngilizce'de üç tip article vardır, "a", "an" ve "the".
A and an
"A" ve "an
"
"A" and "an" are the indefinite articles. They refer to something not specifically known to the person you are communicating with.
"A" ve "an" tanımlayıcıları belirgin olmayan isimlerden önce kullanılır. İletişim içinde olduğunuz nesne ile ilgili özel olarak bilmediğiniz bir bilgiye işaret eder.
You use a when the noun you are referring to begins with a consonant.
Sessiz ile başlayan kelimelerden önce "a" kullanılır.
You use an when the noun you are referring to begins with a vowel.
Sesli ile başlayan kelimelerden önce "an" kullanılır.
For example:
Örnek:

"I saw an elephant at the zoo."
Hayvanat bahçesinde bir fil gördüm.
"I ate a banana for lunch."
Öğlen yemeğinde bir muz yedim.
Determiner "The"
Belirtici "The"

You use the when you know that the listener knows or can work out what particular person/thing you are talking about.
Sizi dinleyen kişi, konuştuğunuz kişi ya da nesne hakkında bilgi sahibi ise "the" belirticisini kullanırsınız.
For example:
Örnek

"The apple you ate was rotten."
Yediğin elma çürüktü.
"Did you lock the car?"
Arabayı kilitledin mi?
You should also use 'The' when you have already mentioned the thing you are talking about.
Daha önce bahsi geçen bir isim tekrar kullanıldığında da 'the' article kullanılması iyi olur.
For example:
Örnek:

"She's got two children; a girl and a boy. The girl's eight and the boy's five."
Onun iki çocuğu var; bir kız ve bir oğlan. Kız sekiz ve oğlan beş yaşındadır.
We also use "the" when we know there is only one of a particular thing.
Tek olduğu bilinen bir nesne'den sonra 'the' article kullanılır.
For example:
Örnek:

the sun (güneş), the wind (rüzgar), the world (dünya), the North Pole ( Kuzey kutbu) etc..
However if you want to describe a particular instance of these you should use a/an.
Tek olan nesne özelleştirildiğinde 'the' yerine 'a', 'an' kullanılır.
For example:
Örnek:

"I could hear the wind." / "There's a cold wind blowing."
Rüzgarı duyabiliyorum. Esen soğuk bir rüzgar var.
"What are your plans for the future?" / "She has a promising future ahead of her."
Gelecek için planların nedir?/ Önünde umut veren bir gelecek var.

Countables and Uncountables

Countables and Uncountables

Yazıcı uyumlu Countable and uncountable nouns
Sayılabilen ve sayılamayan isimler

Countable nouns in the singular take the article a or an and can be plural.
Sayılabilen isimlerin tekilleri 'a','an' tanımlayıcılarından birisini alır ve çoğul olabilir.
For example:
Örneğin:

I bought an apple.
Bir elma satın aldım.
I bought some apples.
Birkaç elma satın aldım.
Countable nouns
Sayılabilen isimler
Noun
İsim
Dog
Köpek
Apple
Elma
Car
Araba
Umbrella
Şemsiye
Bardak
Countable
Sayılabilir
A dog.
Bir köpek. You can count dogs.
Köpekleri saya-bilirsiniz.
An apple.
Bir elma. You can count apples.
Elmaları saya-bilirsiniz.
A car.
Bir araba. You can count cars.
Arabaları saya-bilirsiniz.
An umbrella.
Bir şemsiye. You can count umbrellas.
Şemsiyeleri saya-bilirsiniz.
A glass.
Bir bardak. You can count glasses.
Bardakları saya-bilirsiniz.
Question
Soru
How many dogs are there? Kaç köpek var? How many apples are there? Kaç elma var? How many cars are there?. Kaç araba var? How many umbrellas are there? Kaç şemsiye var? How many glasses are there? Kaç bardak var?
Answer
Cevap
There's one dog.
Bir köpek var.
There are two apples.
İki elma var.
There are three cars.
Üç araba var.
There are four umbrellas.
Dört şemsiye var.
There are five glasses.
Beş bardak var.
Uncountable nouns do not take an article and do not have a plural form.
Sayılamayan isimler tanımlayıcı almazlar ve çoğul şekilleri yoktur.
Examples
Örnekler

I bought sugar.
Şeker satın aldım.
I bought some sugar.
Biraz şeker satın aldım.
Uncountable nouns
Sayılamayan İsimler
Noun
İsim
Sugar
Şeker
Jewellery
Mücevher
Cheese
Peynir
Uncountable
Sayılamaz
You can't count sugar. Şekeri sayamazsınız. You can't count jewellery. Mücevheratı sayamazsınız. You can't count cheese. Peyniri sayamazsınız.
Question
Soru
How much sugar is in the bowl? Kasede ne kadar şeker var? How much jewellery is there? Ne kadar mücevherat var? How much cheese is there? Ne kadar peynir var?
Answer
Cevap
There is some sugar in the bowl. Kasenin içinde bir miktar şeker var. There is some jewellery. Bir miktar mücevherat var. There is some cheese. Bir miktar peynir var.
Uncountable nouns
Sayılamayan İsimler
Noun
İsim
Wine
Şarap
Furniture
Mobilya
Money
Para
Uncountable
Sayılamaz
You can't count wine. Şarabı sayamazsınız. You can't count furniture. Mobilyayı sayamazsınız. You can't count money. Parayı sayamazsınız.
Question
Soru
How much sugar is there in the bottle? Şişede ne kadar şarap var? How much furniture is there? Ne kadar mobilya var? How much money is in the bag? Çantada ne kadar para var?
Answer
Cevap
There is some wine in the bottle. Şişede bir miktar şarap var. There is some furniture. Bir miktar mobilya var. There is some money in the bag. Çantada bir miktar para var.
Making uncountable nouns countable
Sayılamayan isimleri sayılabilir yapma

By using expressions like "a bowl of", "a piece of" before uncountable names, uncountable names can be made countable.
Sayılamayan isimlerden önce "a bowl of" (bir kase) , "a piece of" (bir parça) gibi ifadeler getirilerek sayılamayan isimler sayılabilir yapılır.
Making uncountable nouns countable
Sayılamayan isimleri sayılabilir yapma
Uncountable Noun
Sayılamayan İsim
Sugar
Şeker
Jewellery
Mücevherat
Cheese
Peynir
Uncountable Question
Sayılamayan soru cümlesi
How much sugar is there? Ne kadar şeker var? How much jewellery is there? Ne kadar mücevherat var? How much cheese is there? Ne kadar peynir var?
Answer
Cevap
There's a lot of sugar. Çok şeker var. There's some jewellery. Bir miktar mücevherat var. There's a lot of cheese. Çok peynir var.
Add a word
Bir kelime ekleyin
Bowl
kase
Piece
parça
Round
daire
Make it Countable
Sayılabilir yapma
A bowl of sugar.
Bir kase şeker.
A piece of jewellery.
Bir parça mücevherat.
A round of cheese.
Bir daire peynir.
Countable Question
Sayılabilir soru cümlesi
How many bowls of sugar are there?
Kaç kase şeker var?
How many pieces of jewellery are there?
Kaç parça mücevherat var?
How many rounds of cheese are there?
Kaç daire peynir var?
Answer
Cevap
There's one bowl of sugar.
Bir kase şeker var.
There are two pieces of jewellery.
İki parça mücevherat var.
There are three rounds of cheese.
Üç daire peynir var.
Making uncountable nouns countable
Sayılamayan isimleri sayılabilir yapma
Uncountable Noun
Sayılamayan İsim
Wine
Şarap
Furniture
Mobilya
Money
Para
Uncountable Question
Sayılamayan soru cümlesi
How much wine is there? Ne kadar şarap var? How much furniture is there? Ne kadar mobilya var? How much money is there? Ne kadar para var?
Answer
Cevap
There's some wine. Bir miktar şarap var. There's some furniture. Bir miktar mobilya var. There's a lot of money. Bir miktar para var.
Add a word
Bir kelime ekleyin
Bottle
şişe
Piece
parça
Bag
çanta
Make it Countable
Sayılabilir yapma
A bottle of wine.
Bir şişe şarap.
A piece of furniture.
Bir parça mobilya.
A bag of money.
Bir çanta para.
Countable Question
Sayılabilir soru cümlesi
How many bottles of wine are there?
Kaç parça şişe var?
How many pieces of furniture are there?
Kaç parça mobilya var?
How many bags of money are there?
Kaç çanta para var?
Answer
Cevap
There's one bottle of wine.
Bir şişe şarap var.
There are two pieces of furniture.
İki parça mobilya var.
There are four bags of money.
Dört çanta para var.
Bag
çanta
A bag of money.
Bir çanta para.
Barrel
Fıçı
A barrel of beer.
Bir fıçı bira.
Bottle
Şişe
A bottle of wine.
Bir şişe şarap.
Bowl
Kase
A bowl of sugar.
Bir kase şeker.
Box
Kutu
A box of cereal.
Bir kutu tahıl.
Bucket
Kova
A bucket of water.
/Bir kova su.
Can
Kutu
A can of Coke.
Bir kutu kola.
Carton
Kutu
A carton of milk.
Bir kutu süt.
Cup
Fincan
A cup of coffee.
Bir fincan kahve.
Glass
Bardak
A glass of water.
Bir bardak su.
Jar
Kavanoz
A jar of honey.
Bir kavanoz bal.
Packet
Paket
A packet of butter.
Bir paket tereyağı.
saucepan
Kulplu tencere
A saucepan of rice.
Bir tencere pilav.
Spoon
Kaşık
A spoonful of sugar.
Bir kaşık şeker.
Tank
Depo
A tank of petrol.
Bir depo benzin.
Tin
Teneke
A tin of custard.
Bir teneke muhallebi.
Tub
Tekne
A tub of margarine.
Bir tekne margarin.
Tube
Tüp
A tube of toothpaste.
Bir tüp diş macunu.
You can measure uncountable nouns to make them countable:
İsimlerden önce ölçü birimi de kullanarak sayılamayan isimler sayılabilir yapılabilir.
Litre
litre
3 litres of water.
3 litre su.
Pint
Pint(galonun sekizde biri)
A pint of beer.
Bir pint bira.
pound / ounce / kilo etc...
libre / ons / kilo vs.
You can also measure uncountable nouns in different ways
Sayılamayan isimleri değişik yollarla da ölçebilirsiniz
Ball
Top
A ball of wool.
Bir top yün.
Bar
Kalıp
A bar of soap.
Bir kalıp sabun.
Piece
parça
A piece of cake.
Bir parça pasta.
Pinch
tutam
A pinch of salt.
Bir tutam tuz.

How much? / How many?

How much? / How many?

Yazıcı uyumluThey are used to find out how many or how much something is.
Herhangi bir şeyin kaç tane, ne kadar olduğunu anlamak için, soru cümlelerinde kullanılır.
  Countable Nouns
Sayılabilir isimler
Uncountable Nouns
Sayılamayan isimler
In questions:
Sorularda
We use how many with plural countable nouns:
'How many' sayılabilen çoğul isimlerin geçtiği soru kalıplarında kullanılır.
We use how much with uncountable nouns:
How much' sayılamayan isimlerin geçtiği soru kalıplarında kullanılır.
"How many newspapers do you read every day?"
Her gün kaç gazete okursunuz?
How much paper is in the printer?"
Yazıcıda ne kadar kağıt var?
"How many Euros have you got?"
Kaç Euronuz var?
"How much money have you got?"
Ne kadar paranız var?

Some / Any

Some / Any

Yazıcı uyumluSome is used both with countable and uncountable names in affirmative and interrogative sentences.
Some hem sayılabilen hem de sayılamayan isimlerle soru cümleleri ile olumlu cümlelerde kullanılır. Sayılabilen isimlerde birkaç, sayılamayan isimlerde biraz anlamındadır.
Countable
Sayılabilir
Uncountable
Sayılamayan
There are (vardır) some
Birkaç
People
insan
There is (vardır) some
Biraz
money
para
cups
fincan
traffic
trafik
books
kitap
paper
kağıt
newspapers
gazete
time
zaman
chairs
sandalye
coffee
kahve
shoes
ayakkabı
food
Yiyecek
  Countable Nouns
Sayılabilir isimler
Uncountable Nouns
Sayılamayan isimler
Statements:
İfadeler:
We can use some in positive sentences with plural countable nouns:
"Some" ifadesini sayılabilir çoğul isimlerin kullanıldığı olumlu cümlelerde kullanabiliriz.
We can use some in positive sentences with uncountable nouns:
"Some" ifadesini sayılamayan çoğul isimlerin kullanıldığı olumlu cümlelerde kullanabiliriz.
Positive:
Olumlu:
I read some books.
Birkaç kitap okurum.
I would like some coffee.
"Biraz kahve isterim.
Any is used both with countable and uncountable names in negative sentences.
Any ise hem sayılabilen hem de sayılamayan isimlerle soru cümleleri ile olumsuz cümlelerde kullanılır. Herhangi bir, hiç anlamındadır.
Countable
Sayılabilir
Uncountable
Sayılamayan
There aren't (yoktur) any
Hiç
People
insan
There isn't(yoktur) any
Hiç
money
para
cups
fincan
traffic
trafik
books
kitap
paper
kağıt
newspapers
gazete
time
zaman
chairs
sandalye
coffee
kahve
shoes
ayakkabı
food
Yiyecek
Statement:
İfade:
We can use any in negative sentences with plural countable nouns:
"Any" ifadesi çoğul sayılabilir isimlerle birlikte, negatif cümlelerde kullanılabilir.
We can use any in negative sentences with uncountable nouns:
"Any" ifadesi çoğul sayılamayan isimlerle birlikte, negatif cümlelerde kullanılabilir.
Negative:
Olumsuz:
I don't read any books.
Hiç kitap okumam.
I don't want any coffee.
Hiç kahve istemem.
Countable
Sayılabilir
Uncountable
Sayılamayan
Are(n't) there any
Hiç
People
insan
yok mu ? isn't there(yoktur) any
Hiç
money
para
yok mu ?
cups
fincan
traffic
trafik
books
kitap
paper
kağıt
newspapers
gazete
time
zaman
chairs
sandalye
coffee
kahve
shoes
ayakkabı
food
Yiyecek
Questions
Sorular:
We can use any in questions with plural countable nouns:
"Any" ifadesi çoğul sayılabilir isimlerin olduğu cümlelerde kullanılabilir.
We can use any in questions with plural uncountable nouns:
"Any" ifadesi çoğul sayılamayan isimlerin olduğu cümlelerde kullanılabilir.
Positive Q:
Pozitif soru:
Are there any books?
Herhangi bir kitap var mı?
Do you need any coffee?
Kahveye ihtiyacınız var mı?
Negative Q:
Negatif soru?
Aren't there any books?
Hiç kitap yok mu?
Don't you need any coffee?
Kahveye ihtiyacınız yok mu?
Note: When you expect the answer to be "Yes." to an offer or polite request, you can ask a question using some.
Not: Bir teklife ya da nazik bir ricaya yanıtın "evet" olacağı beklenen durumlarda, "some" kullanarak soru sorabilirsiniz.
  Countable
Sayılabilir
Uncountable
Sayılamayan
Questions
Sorular:
Can I have some books, please?
Birkaç kitap alabilir miyim?
Would you like some coffee?
"Biraz kahve ister misiniz?

A Few / A Little

A Few / A Little

Yazıcı uyumluA few is used with countable names and a little is used with uncountable names.
A few sayılabilir isimlerle birkaç anlamında, a little ise sayılamayan isimlerle biraz anlamında kullanılır.
Countable
Sayılabilir
Uncountable
Sayılamayan
There are a few
Birkaç
People
insan
There is a little
Biraz
money
para
cups
fincan
traffic
trafik
books
kitap
paper
kağıt
newspapers
gazete
time
zaman
chairs
sandalye
coffee
kahve
shoes
ayakkabı
food
Yiyecek
  Countable
Sayılabilir
Uncountable
Sayılamayan
Statements:
İfadeler:
We can use a few in affirmative sentences with plural countable nouns: We use a little with uncountable nouns:
Positive:
Olumlu:
"I meet a few people every day."
Her gün birkaç insanla karşılarım.
"There is a little paper in the printer."
Yazıcıda biraz kağıt vardır.
  "I only have a few Euros."
Sadece birkaç Eurom var.
"I only have a little money."
Sadece biraz param var.

Many / Much

Many / Much

Yazıcı uyumluMany is used with countable names in affirmative, negatıve and interrogative sentences and much is used with uncountable names in negative and interrogative sentences.
Many sayılabilen isimlerle soru,olumsuz ve olumlu cümlelerde çok anlamında, Much ise sayılamayan isimlerle soru ve olumsuz cümlelerde çok anlamında kullanılır
There isn't much money
para
traffic
trafik
paper
kağıt
time
zaman
coffee
kahve
food
Yiyecek
There aren't many people
insanlar
cups
fincan
books
kitap
newspapers
gazete
chairs
sandalye
shoes
ayakkabı
Statements:
İfadeler:
Countable
Sayılabilir
Uncountable
Sayılamayan
Negative:
Negatif:
I don't read many books.
Çok kitap okumam.
I don't drink much coffee.
Çok kahve içmem.
Positive Q:
Olumlu soru:
Are there many books?
Çok kitap var mı?
Do you need much coffee?
Fazla kahveye ihtiyacınız var mı?
Negative Q:
Olumsuz soru:
Aren't there many books?
Fazla kitap yok mu?
Don't you need much coffee?
Fazla kahveye ihtiyacınız yok mu?

Pronouns (Zamirler)

Pronouns (Zamirler)

Below are pronouns which are used in place of nouns as subjects. İngilizcede ismin yerine kullanılan özne durumundaki zamirler şunlardır:
I Ben
He O (erkek)
She O (bayan)
It O (cansız)
They Onlar
We Biz
You Sen / Siz
Examples:
Örnekler:

I would like to tell you about last summer.
Sana geçen yazdan bahsetmek istiyorum.
It was a cold winter.
Soğuk bir kıştı.
He couldn't hear what you said.
Ne dediğini duyamadı.
They saw the exhibit when it was at the art museum last year.
Sergiyi geçen sene sanat müzesindeyken görmüşler.
We thought he was a clever boy.
Onun zeki bir çocuk olduğunu düşünmüştük.
Pronouns can also be used as objects.
Zamirler, ayrıca nesne olarak da kullanılır.
Me Beni Bana
You Seni, sana, sizi, size
Him Onu, ona (erkek)
Her Onu, ona (dişi)
It Onu, ona (cansız)
Us Bizi, bize
Them Onları, onlara
Examples:
Örnekler:

I am proud of you.
Seninle gurur duyuyorum.
Ahmet took me to the airport.
Ahmet beni havaalanına götürdü.
I don't like her.
Ondan hoşlanmıyorum.
Do not forget to call us when you get there!
Oraya varınca bizi aramayı unutma!
Tell them we will not sell our house.
Onlara evimizi satmayacağımızı söyle.
mine benimki
yours Seni, sana, sizi, size
His onunki (erkek)
Her Onu, ona (dişi)
hers onunki (dişi)
Its onunki (cansız)
ours bizimki
theirs onlarınki
Examples:
Örnekler:

Ms. Rodriguez played the guitar for hers (her class).
Bayan Rodriguez sınıfı için gitar çaldı.
Dad and Marty finished theirs (their painting).
Babam ve Marty resimlerini bitirdiler.
"Are the gloves yours?" the sales clerk asked Joe.
"Eldivenler sizin mi?" diye sordu kasiyer Joe'ya.
Ours (Our house) is a small but sweet one.
Bizim evimiz küçük ama şirin bir ev.
The book you lost was mine.
Kaybettiğin kitap benimdi.

3 Temmuz 2010 Cumartesi

İngilizce Meyveler , Sebzeler ve Yiyecekler (Fruits Vegetables and Food)

PEAR                                              Armut
BANANAS…                                 Muz

CHESSE………..                            Peynir

STRAWBERRU.                            Çilek

APPLE……………                        Elma

HAMBURGER…...                        Hamburger

MEAT……………..                       Et

COCONUT……….                        Hindistan  cevizi

TOMATO…………                       Domates

CHERRY……….                        .  Kiraz

STEAK……………                       Biftek

PINEAPPLE……..                         Ananas

LETTUCE…………                       Kıvırcık

PEPPER…………….                     Biber

GARLIC……………                     Sarmısak

APPLE PIE…………                     Elmalı turta

HOT  DOG…………                     Sosisli sandiviç

PASTA………………                    Makarna

HONEY……………..                     Bal

JAM………………….                    Reçel

ROAST CHİCKEN….                    Kızarmış tavuk

SMOKED FISH……..                    Tütsülenmiş tavuk

LEMON……………                       Limon

ICE CREM…………                      Dondurma

SAUCE……………..                      Sos

DESSERT…………                       Tatlı

DISH……………                           Yemek

COFFE…………                           Kahve

ORANGE JUICE….                      Portakal suyu

BEER………..                               Bira

COKE………                               .Kola

WATER……..                               Su

WINE ………                                Şarap

HOT  CHOCOLATE….                Sıcak çikolata

MILK…                                         Süt